| SANAT VE KÜLTÜR |
Sanat Nedir ?CIRQUE Heykel sanatçısı; Richard Mcdonald
İnsana özgü bir doğamız vardır toprağa, suya, havaya benzemeyen. sanat bu doğamızın etkinliğidir. Necdet Sumer
Yaşantılar insanda acı, hüzün, korku, neşe, sevinç gibi tatlar mutluluk ve mutsuzluklar üreten ve sürekli birbirine dönüşen yaşam süreçleridir.... Yaşamlarımızı akıl yürütmenin nesnesi yaparsak felsefe yapmış oluruz. Duyu ve algı yetilerimizle hep yeniden yaşamanın nesnesi yaparsak, yani sanatsal biçime dönüştürürsek, sanat yapmış oluruz. Sanatçı insanlığın bütününü tekil varlığında ne ölçüde taşıyorsa , o ölçü yapıtını belirler... Yapıt oluşurken yalnızlığını aşar ve yeniden insanlığın bütününe katılır.
Sanatsal dil toplumda tıpkı anadil gibi öğrenilir.... Sanat yapıtını yaşama (estetik yaşantı) açısından gerçek engel teknik ve tarihsel bilgiden yoksunluk değildir. İnsanın insanı ve kendini tanıma yolunda yaşantılardan yoksun olmasıdır. Bu yolda kendini zenginleştirecek olan yetilerinin kapılarını kapatmış olmasıdır.
Nesnelerin heykeli olmaz. nesne, zaten biçimi olan biçim kazanmış bir varlıktır. nesnelerin ancak maketi olur. Vitrin mankenlerinin giysi taşımak için üretilmiş maketler olduğu gibi, yaşantı taşımak üzere değil... Süsleme görsel amaçlı bir kullanım ürünüdür.
Sanatsal etkinlik nesneler dünyasındaki biçimleri kopya etme etkinliği değildir. Henüz bir biçimi olmayan ve var olabilmek için bir biçime gereksinimi olan yaşantılara biçim kazandırma etkinliğidir. Bu biçimi kazanmadan önce yaşantı bireyin dünyasının sınırları içinde onun bir deneyimi olarak vardır.... Bu deneyimin başkalarıyla paylaşılması insana özgü duyu algı yetileriyle kavranabilir bir biçim kazanmasına bağlıdır.
SANAT YAPITLARI BİÇİM KAZANMIŞ YAŞANTILARDIR ...
Bu yapıtlar sayesinde insanlar birbirlerine yaşantılarını iletme ve tanıma imkanı; böylece insanlığı ve insanı kendini tanıma imkanı bulurlar.
Sanat yapıtı bunu sağladığı için konser, sergi, tiyatro, sinema salonlarını doldururlar. Binlerce baskı yapan yazın sanatı ürünlerini okurlar.
Heykel sanatçısı ve ressam , sevgili amcam Prof.Necdet Sumer'in bir sergisinin kataloğundaki yazının bir bölümü... Şimdi buyrun siz karar verin, bugün ülkemizin genelde içinde bulunduğu basit eğlence ve kolaycılık ortamında gerçek sanatçı ve gerçek izleyen kim?... Bu karmaşanın içinde öncelikle çocuklar ve gençlerin yazıda tarif edildiği gibi, insanı ve kendilerini tanımaları ne kadar mümkün?... Bu tanışıklık olmadan yaşamanın sonuçları nelerdir ? Bu kaygı verici sonuçları şu anda her alanda yaşamıyor muyuz?
Sığ ve özensiz yaşantıların biçimlendirdiği sözde sanatla insanlığı ve kendimizi tanıma şansımız var mı? Bu yoz örneklerle var olan tanışıklığımız da hızla yok olmuyor mu?
Sevgiler Ferah
|